29 Aralık, 2008

aşk insanı ayakta tutar mı?

Bugün flört edelim ne dersin? Ya sen galiba duygularının içerisinde kayboldun? Bu çocuk deli herhalde... İşte modern dünyanın modern cümleleri ama bu kimseyi anlatmıyor. Tüm filmleri izleme şansım olmasa da konusunu beğendiğim filmleri kaçırmak istemem. Bu akşam kanal 1 de biraz eski ama benim için yeni bir film izledim. Filmin adı not defteri 2004 yılında vizyona girdi. Not Defteri filmi güzel bir aşk hikayesini konu edinmiş. Belki de o bahsettiğim modern dünyayla savaşını anlatıyor. Benim ilgimi çeken sanırım savaşı modern dünya kaybetti.

Neden kaybetti? Yoksa herkes yalan mı konuşuyor modernlik maskesi arkasında aşkın gerçek yüzü saklanıyor mu?

Madem bütün bunların hepsi doğru o zaman kısa süreli ilişkiler ne oluyordu. Allie en sonunda istediği peşinde koştu ve mutlu oldu. Mutlu oldu derken ben de sizin gibi hiç inanmıyorum çünkü hayat çok acımasız istediklerini yapabilmek kolay değil. Kimse tamamen özgüven meselesi demesin ben elimizde olmayan sebeplerden bahsediyorum. Eğer iki erkek bir bayana aşık olursa birisi incinecektir her ikisinin istediklerini yapması mümkün değildir.

Aşk paylaşılmayan tek duygudur işte modern dünyanın bize sunduğu ise paylaşmaktır. Paylaşmak güzel bir duygu oysa bu öğle demiyor bize diyor ki aşkınızı, sevgilinizi paylaşın ama paranızı, sevginizi, dostluğu paylaşmayın. İşte ben bu tezatlığı anlayamıyordum ve isyan ettim. Sonuç aşksız bir hayat oldu sevdiğim belki hayatımı bile feda edebileceğim insanı kaybettim.

Her geçen gün bildiğim bir gerçek tekrar yüzüme vuruluyor aşk insanı ayakta tutamaz. Belki çok güçlü olsada büyüsü bozulduğunda kavgalar başlıyor ayrılıklar yolda el sallıyor. Sonra bir birine delice aşık çiftleri boşanmaları söz konusu oluyor öykü daha da devam ediyor. Sanırım evliliği kutsal kılan bu büyüye kapılmadan akıllı bir şekilde karar vermektir.

Bu avutucu gerçeklerden sonra cevapsız bir soru daha kalıyor aklımda;

Hiçbir zaman beraber olamayacağımız benim gibi manyak aşkım bu akşam İstanbuldan göç ederken bende nıraktığı izlere ne olacak?

23 Nisan, 2008

haydi siz de fikirlerinizi tüm dünyaya paylaşın

Hatırlarsanız ilkyazımda blog yazma hastalığına yakalandığımı söylemiştim. Şimdi ise evet çok okuyorum ama yazma işine gelince çok dikkatli oluyorum kalemimden çıkanın arkasında olmak, bloğun çizgisinden sapmamak ve diğer işlerimden dolayı bazen blog yazmakta zorluklar yaşıyorum. Bilmiyorum bu benim fikrim bana göre bir bloğun bir çizgisi olmalı ve faydası olacağına inandığımız makaleleri yazılması gerektiğine inanıyorum. Blog yazmanın en belirgin sebebi hep paylaşmak oluyor. Fikirlerimizi paylaşmak kendi iç dünyamızı bütün dünyaya ya haykırmak gerçekten güzel bir duygu. Peki, bu nasıl olacak hem bir çizgide blog yazalım diyorum hem de bütün her şeyi paylaşalım diyorum. Biraz düşündükten sonra galiba cevabı mümkün olabilir nasıl mı?

Her şey paylaşım dedik evet elbette bütün dikkatimizi kendi bloğumuza vermemiz gerekir ama unutmayın ki sizin gibi birçok blog yazarı var hepsi sizin gibi aynı duyguyu yaşıyor. Kendim matematikçiyim elbette matematik hakkında yazılar yazabilirim blogohbe.com buna pek uygun olmadığı için bir tane daha blog yazmak gerekiyor. İyi de birçok bloğu idare edecek bir gücüm yok ki, hem fazla sıklıkla yazmayacağım için de pek gerekli bulmuyorum. Geriye tek çözüm kalıyor matematik hakkındaki bloglara yazı göndermek. Evet yanlış duymadınız beğendiğiniz ve ilgi duyduğunuz bloglara yazı gönderebilirsiniz inanın bu onların hoşuna gider. Peki, biz bu şekilde yaparsak neler olacak
*Bir çizgide hiç aralık vermeden bloglayan birçok blog bulacağız.
*Sizin blog hiçbir zaman ölmeyecek yani bloğunuz size bağlı olmayacak onu yaşatacak olanlar var olacaktır.
*Dahası mı belki siz güzel paylaşımlarınızdan gelir elde edebilirsiniz nasıl mı? cevabı elbet bir gün verecek olan vardır.
*Siz içinizdeki her şeyi dökerken arkadaş edinirsiniz, kariyer yaparsınız ve bloğunuz çizgisinden sapmayacak.

Ben söylediklerimin ilkini yaptım ve geresi de gelmesi dileğimdir.

10 Mart, 2008

işte sıkı google araştırmacıları

Arada sırada site istatistiklerini kontrol ederken bu sefer çok ilginç bir anahtar kelime dikkatimi çekti hani sevgililer günü dolayısıyla biraz duygulandık dersek de bana ilginç gelen google da "aşk" anahtar kelimeden bu ay 28 ziyaretçi gelmesiydi. Ben de bir baktım bu kelimeyle benim site çıkmıyor (şuan için). Eğer siz matematiksel aşk isterseniz hep beklerim. Bu konuyu niye yazma gereksinimi duydum derseniz;
Aşk güzel bir duygu ama bu kadar zahmet çekip saatlerce arama motorlarında, internette arayacağımıza belki burnumuzun ucunda bizi bekliyordur. Elimizdekilerin kıymetini bilelim birbirimizin kalbini kırmamaya çalışalım ve dahası eğer araştırma yapacaksak bence bu bilgi olmalı duygularımızı gerçek hayatta ifade etmekten çekinmeyelim.

09 Mart, 2008

telefon numaralarını yedekleme

Belki hatırlarsınız telefonları çalınan kişilerin ilk söyledikleri şey ben telefona değil de içindeki numaraların kaybolduğuna yanıyorum. Şimdi o eskidendi deyip aslında o zaman bile yedekleme yapılabileceğimizi konuşalım. Eğer nokia gibi telefonlar kullanıyorsanız çoğunda PC bağlantısı olur ve bazı programlar kullanarak telefon rehberini yedekleyebiliyoruz. Diyelim ki ucuz telefon kullanıyorsunuz o zaman yine çözüm var Digitus SIM Card Reader cihazını satın alarak yedekleme işlemlerinizi yapabilirsiniz. USB ile bilgisayara bağladıktan sonra sim kartınızı takmak kalır.

Yedekleme işlemleri için bilgisayar olması şart mı?
Bu aralar sim kartları baya ucuzlamış bir tane sim kartı alarak 250 tane numara yedeğini alabiliyorsunuz. Ve istediğiniz zaman da yükleme yapabilirsiniz. Kim bu işlem için sim kart alır demeyin bazı insanların sim kartlarını kırmaları yerine yedekleme işlemleri için kullanılmasından yanayım. Akılınızda bulunsun zamanı geçmiş bir sim kartınız varsa atmayın başka işler için kullanabilirsiniz

08 Mart, 2008

8 mart dunya kadınlar günü

Benim için çok anlamlı bir gündür. Hani erkekler güçlüdür derler ya işte bunun yalan olduğunu hatırlatan bir gündür. Kadınlarımız, onlar olmadan neler yapardık, her şey cinsellikten ibaret miydi? Kadınlar güçsüzleştiğimizde yanımızda olan, aslanlar gibi kükrediğimizde gizli kaçamaklı yanlarında ağladıklarımız, hep ikinci planda olan ama onlarsız bir işe yarmayacağımız erkeklerin tamamlayıcısıdırlar. İşte onlar ki fiziksel güce sahip olmadığı halde olağanüstü duygusal güce sahip olan ve bunları bizimle paylaşandır.

Ve bu gün ne yazık ki kadınlar günü 365 gün içerisinde bir gün ayırdık oysa onlar her günü hak ediyorlar. Onları cinsel obje olarak gördük, güçsüz olarak gördük ve onları anlamaya çalışırken galiba anlamamak için inat ettik ve bu gün kalkıp onları savunuyoruz. Ne kadar büyük bir yalan değil mi? Ne de olsa bir gün, insan 24 saat içerisinde ateşin içinde de dayanır. Bizimle tüm güçlerini paylaştıkları halde biz fiziksel gücümüzü sadece bir gün için harcıyoruz. Gelin her günümüz dünya kadınlar günü olsun onları gerçekten anlayalım hani bazen bize çok saçma gelen halleri olur ya işte tam oralarda onları dinleyelim, onları anlamaya çalışalım bakarsınız her günümüz dunya kadınlar günü olmuştur, bakarsınız onların size verdiği duygusal güç daha da artar ve bakarsınız ki hep birlikte mutlu olmuşuzdur.

04 Şubat, 2008

internet üzerinden alışveriş yaparken dikkatli olalım

Bilgisayarla tanıştığımdan beri hep teknolojinin nimetlerinden yararlanmayı tavsiye ediyorum. Teknolojiyi kullanarak belki birçok dertten kurtuluyoruz. Bizim evde ödemem gereken yaklaşık 10 fatura çeşidi var ve bunu aylık bazında düşünürsek hepsine ortalama bir saatimizi verdiğimizi düşünürsek değerli olan zamanımızın 10 saatini teknoloji olmadan boşa geçirmiş olduk. Oysa bütün faturaları bankamıza otomatik ödeme yapabiliriz yahut otomatik internet üzerinden yine banka aracılığıyla yapabiliyoruz. Alışveriş siteleri için bu durum biraz farklı şahsen alışveriş yapmaktan hoşlandığım için birçok ürünü kendim almak bana daha mantıklı geliyor.
Buradan şunu çıkartabiliriz fazla zamanımızı alan ve bize zevk vermeyen alışverişleri internet üzerinden yaparsak avantajlı çıkarız.
Peki, internet üzerinde alış veriş yapmak güvenli midir?
Hep tavsiye ettiğim bu nimetin yüzde yüz güvenlidir demek isterdim ama ne yazık ki cevap olumsuz. Bu şu anlama gelmiyor "Eğer güvenli değilse alış veriş yapmayalım" . Marka oluşturmuş alış veriş siteleri çok sayıda var. Yurt dışındaki sitelerin çoğu ise güvenli diyebiliriz oysa bizde çok akıllı insanlar olduğundan maalesef güvenli site bulmak zor oluyor. Siteleri birer market olarak düşünürsek hangisinin kazıkçı olduğu aslında aşağı yukarı belli olur.
Hangi sitelerden alış veriş yapmalıyım
Güvenli siteleri tespit etmek için mutlaka sitenin bir köşesinde "Hakkında" yazısı bulunmalıdır. Buradan bir ön bilgiye sahip olduğumuz siteden alış veriş yapmadan önce kısa bir araştırma yapmak bizim yararımızadır. O siteden alışveriş yapanların yorumları önemlidir ve şunu kesinlikle unutmamalıyız (Hiç kimse karşılıksız bize bedava(çok indirimli) bir ürün vermez).
Güvenli olmayan bir siteden alış veriş yaparsak ne olur;
Mert Alemdar arkadaşımızı tanımayan yoktur kendisi internetle haşır neşir biridir. Bir gazete ilanında gördüğü bir siteden alış veriş yapınca bakınız başına gelenleri kendi ağzından okuyunuz. Bu durumu kişisel olarak görmeyin ve onun başına gelen yarın bizim de başımıza gelebilir. Güvensiz sitelerin oyununa gelip kazık yiyip internetten soğuyacağımıza bence hemen önlemimizi almaya başlasak daha iyi olur. Mert bu arada geçmiş olsun